Header Ads

TAKIM HABERLERİ




Reis'in Ülkesinde Yeni Trend: ADAMSIN!


Adamsın!
Ben her şeyden önce adamım!
Adamlığı senden mi öğreneceğiz!

Ve daha niceleri. Son zamanlarda birçok kişinin ağzında bu cümleler var. Adam olmak! Kendi Cumhurbaşkanı'na Reis diyen bir ülkede yaşıyoruz ve bu kimseye garip gelmiyor. Onun için bu yaşananlara da şaşırmıyoruz tabi ki.

Şu net olarak görünüyor ki Türkiye'de adalet anlayışı çok farklı yerlere geldi. Biri çıkıp birini dövüyor ve sonra da kendini, "Bana şöyle, böyle demişti." diye savunarak haklı olduğunu söylüyor . Daha da kötüsü ilk fırsatta bir daha yapabileceğini söylüyor. Kimse de demiyor ki,"Yahu sen kimsin! Orada savcılar var, mahkemeler var. Eğer sana bir hakaret veya iftira var ise hakkını orada ara." diye. Herkesin hakkını kendi aramaya çalıştığı bir toplum olma yolunda ilerliyoruz ki bunun ne kadar büyük bir kaos doğurabileceğini de farkında değiliz.

Dün Bağış Erten'in bir konuşmasına denk geldim. Diyor ki; "Adamlık diye bir kriter çıktı Türkiye’de. O kriteri kim koydu, niye koydu bilmiyorum ama bu ülkenin yarısı kadın!" Neyse ki hala doğruları söylemeye çalışan gazetecilerimiz var. Şükürler olsun. Yoksa yakında TFF başkanı olarak da göreceğimiz Rıdvan Dilmen'in yaptığı gibi bir öyle bir böyle olursanız bir süre sonra inandırıcılığınızı da yitirirsiniz. Volkan Babacan'ın bir gazeteciye saldırması ile ilgili televizyon programında eleştirel açıklamalar yapan Rıdvan Dilmen, bugün ise neredeyse, "Arda iyi yapmış." diyecek.

Aslında Arda'dan daha iddialı hareketler bekliyoruz. Sen koskoca Barcelona'da oynuyorsun. Her gün, "Gitti, gidiyor, gidecek..." diye başlıklar atan El Mundo Deportivo gazetesinin muhabirlerinden birinin yakasına yapışıp, sonra da İspanyol basınına, "Ben adamın dibiyim." açıklamasını yap ki biz de göğsümüzü gere gere, "ADAM bizi oralarda da iyi temsil ediyor." diyelim.

Yine dün hayranlıkla dinlediğim Bağış Erten'in sözleri ile bitirmek istiyorum. "Birisi birine saldırdığında söze 'ama' diye başlayamayız. Birisi birine saldırmıştır, nokta. Arda’nın yaptığı hareketin mazur gösterilebilir hiçbir tarafı yok. Bir tahrik varsa mahkemeye gider çözerler. Kendi kendine hak aramaya ‘ihkak-ı hak’ derler ve bu, adaletsizliğin başladığı noktadır."
Blogger tarafından desteklenmektedir.