Bu Güneş Beşiktaş'ı Parlatıyor
Şampiyonluk bir yoldur. Bu yolda başınıza beklenmedik zorluklar gelebilir. Zaman zaman zorlanabilirsiniz. Ama tüm bu zorluklara ne kadar hazır olduğunuz önemlidir. Beşiktaş tüm bu zorluklara hazırdı. Daha lig başlamadan önce şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösterilen siyah beyazlılar, ligi baştan sona sürklase etti. Başakşehir'in beklenmedik istikrarına rağmen Beşiktaş o kadar donanımlı hazırlanmıştı ki lige kimse başka bir ihtimal düşünemiyordu.
Aslında siyah beyazlılar ligi daha önce de koparabilirdi. Sezon başında flaş transfer olarak takıma katılan Caner Erkin'den hiç faydalanamadılar mesela. Talisca uzun süren bir sakatlık geçirdi. Kamerun'un şampiyon olduğu Afrika Kupası'ndan dolayı Aboubakar takımdan uzun süre uzak kaldı. Tüm bu eksiklere rağmen ligin büyük bir bölümünü lider olarak götüren Beşiktaş bunun yanında çok uzun bir süre 3 kulvarda mücadele etti.
Herkesin bildiği gibi ligimizde şampiyonluk yolu derbilerden değil Anadolu'dan geçer. Stadının yapıldığı 2 sezonun Beşiktaş'a en büyük katkısı da bu oldu. Deplasman siyah beyazlılarda bir alışkanlık haline geldi. Ama Beşiktaş bu sezon 3 büyüklere de hiç kaybetmeyerek bunu perçinledi.
Fikret Orman'ı göreve geldiği günden bu yana hep beğenmiş ve takdir etmişimdir. Yaptığı transfer hamleleri, teknik direktör seçimleri neredeyse hatasız. Zaman zaman bu kadar başarılı hamlelere rağmen "Hiç konuşmasa daha iyi olurdu." dediğimiz açıklamaları olsa da genel olarak takdir etmemek mümkün değil.
Ve gelelim şampiyonluğun asıl mimarına. Tabi ki Şenol Güneş. Aldığı hemen hemen her oyuncuyu parlatan, bir futbolcu topluluğundan bir takım yaratan, adalet dağıtan bir öğretmen adeta. Arada onun da, "Hiç olmasaydı..." dediğimiz konuşmaları olsa da... Neyse, o kadar kusur kadı kızında da olur. Geçtiğimiz günler de Mehmet Demirkol söylemişti, ben de aynen katılıyorum: "Bu Galatasaray'ı Şenol Güneş'e ver şampiyon yapar." Hatta bence aynısı Fenerbahçe için de geçerli. Helal olsun Şenol Hocam.
Bu kadar övdük ve Beşiktaş'ın şampiyonluğu zaten en başından hakettiğini söyledik. Ama sadece yapılan "Hakedilmiş Şampiyonluk" vurgusunu anlayamıyorum. Evet, bir itirazımız yok zaten. Herkes Beşiktaş'ın hakettiğini biliyor, hepimiz de bunu söylüyoruz. Ama esktradan, "Çok hakedilmiş, tamamen hakedilmiş, daha önce hiç bu kadar hakedilmemişti." vurgusunu anlamakta zorlanıyorum.




















