Barış İLMAN: Gerçekçi Olamadık
Dün ki yazımda da belirtmiştim; "Peki biz Hollanda'yı yenebilir miyiz? Gerçekçi olmak zor. Tek söyleyebileceğim; Fatih Terim ve oyuncularına inanıyorum." diye. Nitekim gerçekçi ol ya da olma, zaman tüm gerçekleri yüzüne vuruyor zaten.
Bugün sadece Hollanda maçını inceleyeceğim. Dünya Kupası'na neden katılamadığımızı ayrı bir başlık altında tüm nedenleriyle daha sonra yazacağım. Öncelikle teknik direktörlerin ilk 11 için tercih ettiği futbolcu seçimini hiç bir zaman eleştirmedim. Bir düşündüğü, yapmak istediği farklı bir şey vardır diyerek bekledim. Ama dün Fatih Terim'in maça Olcan'la başlaması bana pek doğru gibi gelmedi.
Aslında sahaya baktığımızda acı bir gerçek vardı. Zaten tüm oyuncularımız formda olsa ve herşey yolunda gitse bile Hollanda'yı yenmemiz çok zor iken dün başta Volkan olmak üzere Semih, Selçuk, Arda ve Burak gerçekten çok formsuzdu. Sahaya baktığımızda zaten bizden çok daha "takım" bir Hollanda vardı. Bir de formsuzluk buna eklenince söyleyecek çok da bir şey kalmadı aslında.
Peki Hollanda'yı dün akşam nasıl yenebilirdik? Gerçekçi olalım artık; yenemezdik. Bu form düzeyiyle, orta sahada bir liderin eksikliğinde, sol bekte son zamanların en formda futbolcularından biri yokken ve en önemlisi forvet hattında yokları oynayan futbolcuların varken Hollanda'yı yenemezsin.
Üst üste 3. kez Dünya Kupası'na erken veda ettik. Bunu asla haketmeyecek kadar çok futbolu seven ve bu sektöre para harcayan bir ülke olarak tabi ki çok üzgünüz. 2016 öncesi eğer yola Fatih Terim ile devam edilecekse artık gerçekçi olalım. Bu ülke hayal kırıklığını değil, futboldan zevk almayı hakediyor.
Barış İLMAN




















