Burası Türkiye! Dingo'nun Ahırı Değil!
Önce Arda Turan olayı, şimdi de bu. Aslında bunlardan öncesi de var. Burak Yılmaz'ın otobüs şoförüne saldırması, Başakşehirli oyuncuların gazeteci dövmesi... Hafızamızı zorlarsak daha nicelerini de görebiliriz. Mantığımın almadığı ise yapılan yanlışlar değil. Yanlışlardan günler sonra sakinleşmiş bir şekilde yapılan akıl almaz açıklamalar.
Başakşehirli futbolcular resmen 4-5 kişi bir gazeteciyi darp ediyorlar. Daha sonra özür dilemek için gazeteci ayaklarına çağrılıyor. Emre Belözoğlu'nun açıklaması ise şu şekilde: "Bu yaptığımızın birçok kulübün futbolcularının yapmayacağı şeyler olduğunu düşünüyorum. Bu ahlaklı sporcu ve yöneticilere yakışan bir davranıştır." Ya ben yanlış anladım herhalde. Gazeteci mi futbolculara saldırdı. Hala ahlaklı sporcu davranışı diyor.
Gelelim Arda Turan olayına. Bir gazeteci Arda hakkında bir yazı yazmış. Bu yazıda iftira, hakaret gibi bir suç unsuru varsa zaten mahkemeye gider hakkını ararsın. Ama Arda Bey hakkını kendi aramak istemiş ki bu da net bir suçtur. Daha sonra da çıkmış açıklama yapıyor; "Bir daha olsa yine yaparım. Adamım ben!". Tabi Fatih Terim'in öğrencisi olunca...
Ve son olarak da Fatih Terim olayı. Olay bir aile meselesiymiş. Öyle diyor Fatih Hoca. Alakası yok ama öyle bile olsa; sen nasıl bir mekanı basıyorsun? 2-3 saat, belki daha bile fazla yol gidiyorsun bir de. Nasıl bir hırs ise sakinleşmiyorsun da. Mekanda kavga ediyorsun, kabadayılık yapıyorsun. Hadi oldu da şeytana uydun, bir yanlış yaptın. Çıkıp özür dilersin tüm ülkeden, "Bir hata yaptım, hepinizden affımı istiyorum, istifa ediyorum." dersin. Yok. Aksine, "Bir aile meselesiydi, edepsiz bir teklif aldım, ben de bu edepsiz teklife icabet ettim." diyor. Aileme sahip çıktım diyor.
Yahu ne oluyor size! Ülke burası ülke. Türkiye! Dingo'nun ahırı değil. Hukuk yok mu? Adalet yok mu? Hmm... Yok mu? E tamam o zaman aynen devam...




















