Header Ads

TAKIM HABERLERİ




Misyon Tamamlandı, Revizyon Zamanı


3 Temmuz sürecinden sonra elindeki kemik kadrosunu koruyarak yoluna devam eden Fenerbahçe, başta Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel olmak üzere takımı sahiplenen ama gittikçe yaşlanan ve yorulan bir kadro yapısına büründü. Üstelik bu süreçte bu kemik kadro bir de UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynadı. 2013-2014 sezonunda Ersun Yanal yönetiminde müthiş bir grafik çizerek ligin bitimine 3 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Kanarya, cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'ndan uzak kaldı. Bu dönemde; "Kadromuz lig için yeterli." düşüncesinde olan yönetim yeni sezona sadece Diego'yu transfer ederek başladı.

Ama geçen zaman gerçekleri Fenerbahçe'nin yüzüne vurmaya başladı. Misyonunu tamamlamış bu ekip beklentilerin çok altında bir futbol sergiliyordu. Her ne kadar tecrübesiyle puanları toplasa da sarı lacivertliler oynadıkları futbolla taraftarlarını memnun edemiyorlardı. Öyle ki senelerce 25.000-30.000 seyircinin altına maç oynamayan Fenerbahçe'nin tribünleri de boş kalıyordu.

Her şeye rağmen son dakikaya kadar şampiyonluğun kovalanması ise bu kadronun kalitesini gösteriyordu. Bu kaliteli kadro şampiyonluklar yaşamış, 3 Temmuz sürecinde takımının yanında olmuş, seneler sonra Türkiye Kupası'nı almış ve UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynamış... Yani misyonunu tamamlamış bir kalite.

İşte tam da bu sırada Fenerbahçe'nin imdadına sona eren sözleşmeler yetişti. Büyük bir revizyona ihtiyaç olduğu aşikardı ve bunun için de müthiş bir fırsat gelmişti yönetimin ayağına. Her ne kadar Mert Günok, Pierre Webo ve Egemen Korkmaz'ın geniş kadroda bulunmasının daha doğru olacağını düşünsem de yönetim genel bir tavır ortaya koyarak bu fırsatı kesinlikle çok iyi değerlendirdi.

Her ne kadar çok tanımasam da takımın başına getirilen teknik direktör de bu heyecana katkı sağlayacak, doğru bir karar gibi görünüyor. Hatta Sportif Direktör Guiliano Terraneo da öyle. Yapılan transferlerin de kalitesi ortada.

Bu noktada yaşanması muhtemel en önemli sorun ise "Uyum Problemi". Bunu aşması gerek kişi de takımın başına getirilen Vitor Pereira. Bakalım oynattığı agresif ve hücuma dayalı futbolla nam salmış bu Portekizli bu kaliteyi sahaya yansıtabilecek mi?

Blogger tarafından desteklenmektedir.