Barış İLMAN: Maç Öncesi Ne Dediysek O Oldu
Aslında başlıktan da anlaşıldığı gibi; gerçekten de "maç öncesi ne dediysek o oldu". Fenerbahçe, Meireles-Emre-Mehmet Topal üçlüsüyle oynasaydı maç kilitlenecekti. Ama maç kadroları elimize geldiğinde gördük ki Ersun Yanal doğru bir tercih yaparak Mehmet Topal'ın yanına bir oyuncu koyup diğer tercihini ofansif orta sahadan yana kullandı. Bu da Fenerbahçe'nin baskı yapmasını kolaylaştırırken defansın yükünü de azalttı.
Baktığımızda Cristian her ne kadar bu sezon ki en iyi performansını ortaya koysa da "fazlasıyla" yetersiz. Emre'nin de eski formunda olmadığını düşünürsek Fenerbahçe'nin neden üretken olamadığını açıklayabiliriz. Ama sarı lacivertliler, müthiş bir konsantrasyon ve taktiğe bağlılığa, ekstra koşu ve fiziksel mücadelesini de ekleyince rakibine sahanın her bölgesinde üstünlük kurdu.
Kadrolar ilk açıklandığında şaşkınlık içinde bir kere daha incelemek zorunda kaldım. Öncelikle sol bekte Riera varken Dany'nin olması böyle bir maçta anlaşılamaz. Kazanmak ya da en kötü berabere kalmak istediğiniz bir maça bu mantaliteyle çıkamazsınız. Mancini'nin orta sahayı 3'lü kurması anlaşılabilir. Peki bu üçlüde Melo sol iç oynayabilir mi? Tabi ki hayır. O bölgede ya Engin Baytar ya da Emre Çolak yer almalı ve Melo her zamanki bölgesinde oynamalıydı.
Tüm bunların yanında çok ilginç bir durum da maç başlayınca ortaya çıktı. Burak sol, Bruma ise sağ açıktı. Oysa en iyi yaptığı şey içeri katetmek olan ve toplara da oldukça etkili vuran Bruma, sağ açıkta çok sıkıntı çeker ki öyle de oldu. Haydi böyle başladın; maç içinde de farklı bir aksiyon denenebilir. Günümüz futbolunda kanat oyuncuları 15-20 dakikada bir yer değiştirebiliyor. Maçta Burak da Bruma da kilitlendi ama bu kilidi açmak için hiç bir hamle gelmedi.
Futbolda bir çok etken var. Tabi ki, "Galatasaray şöyle yapsa yenerdi", "Böyle yapsa gol atardı" demek mümkün değil. Ama sen Galatasaraysın. Bu kadar kolay teslim olamazsın, olmamalısın.
Maçın hakemi her ne kadar muhteşem olmasa da oldukça iyiydi. Bence bir kaç kart pozisyonunu es geçti ama kendi takdiridir. Verilen 2 penaltı kararı da tartışmasız doğru kararlar. Fenerbahçe'nin 2. golünde ofsayt yok. Sow'a çalınan bir ofsayt pozisyonunda ise Senegalli yıldız, son oyuncunun 1 metre gerisinde. Yani pozisyon nizami olmasına rağmen yan hakem kurbanı oldu.
Maçın geneline baktığımızda daha çok isteyen ve kazanmaya daha yakın olan Fenerbahçe'ydi. Nitekim öyle de oldu. Maçın adamı, her ne kadar gereksiz bir penaltıya sebebiyet verse de kesinlikle Mehmet Topal'dı. Genel olarak dostça geçen mücadelenin dostça sona ermesi belki de gecenin en güzel ayrıntısıydı.



















