Fatih Terim - Basın Toplantısı (CANLI)
Son iki sezonu şampiyon tamamlamasının ardından bu sezona kötü bir başlangıç yapan Galatasaray, Fatih Terim ile yollarını ayırmıştı. Bu ayrılığın ardından bir çok spekülasyon olsa da Terim sessizliğini korumuştu. Türk Milli Takımı teknik direktörlüğünü de yürüten İmparator, sessizliğini bozuyor. Fatih Terim, saat 14.00'te basın toplantısı düzenliyor. Bu toplantının tüm ayrıntılarını futbolserver.com'dan canlı olarak takip edebilirsiniz.
İŞTE DAKİKA DAKİKA FATİH TERİM'İN AÇIKLAMALARI:
- Gecikme için özür dilerim. Gediğiniz için, katıldığınız için çok teşekkür ediyorum. Ümit ederim toplantı sonrasında karanlıkta bir şey kalmaz. Her şey herkesin anlayacağı şekilde ortaya çıkar.
- Bu toplantıyı organize ederken artılarını eksilerini fazlasıyla tarttım. Yani buna karar vermek çok kolay olmadı. Başka platformda konuşmayacağımı da söylememe rağmen öne almamın nedenlerini anlatacağım. Kimileri için susmam, kimileri için de artık konuşmam gerektiği yönünde görüşleri olduğunu biliyorum. Doğal olarak ben Galatasaray’ı düşünmek ve zarar vermemek için titiz davrandıysam, ben böyle davranırken gündemin hiç değişmediğini gördüm. Gördükçe de üzüldüğümü ve yaralandığımı gördüm. Benim de değerlerim ve kıymet verdiğim bir ailem var.
- Sürekli "Ne zaman konuşacak, neden konuşmuyor" diye beni eleştirdiniz.
- Divan Kurulu'nda konuşacaktım, ancak sayın Aysal'ın yaptığı açıklamalar beni konuşmaya mecbur etti.
- Galatasaraylılara buradan sesleniyorum; lütfen bir haklı haksız arayışına girmeyin.
- Zor bir insan olabilirim. Egolarım pek çok insandan fazla olabilir.
- Kimse benim Galatasaray değerlerimi küçültemez. İnsanların değerlerini ölçecek bir terazi olsa, benim kefem çoğundan ağır basar.
- Galatasaray Ali Samiyen'dir, Galatasaray Metin Okyay'dır.
- Ben başkanla bire bir konuşmak istedim. Ama açık bir iletişim problemimiz vardı. Ben odadan çıktıktan sonra konuştuklarımı internet sitelerinden okumak istemedim.
- Hayatta problem olmayan ilişki yoktur. Ama yine de karşılıklı olarak yolları ayırabilirdik.
- Antrenmanı bitirip teri soğumadan işine son verildiğini öğrenen teknik direktör anlayışı benim bildiğim, Galatasaray'da gördüğüm bir şey değildir. Galatasaray bu değildir.
- Şimdi bunların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi. Tam aksine ben 4. yıldızı takmadan gitmeyeceğim dedikçe her şeyin şiddeti arttı. Şimdi dönüp bakınca daha iyi anlıyorum her şeyi. Sayın Aysal'ın Antalyaspor maçından sonra yaptığı açıklamaların bir kere daha dinlenmesini rica ediyorum.
- Sonuç olarak ne telefon kayıtları kaldı ne de olmayan şeylerin anlatılması kaldı. Ne yapayım ben de şimdi telefon konuşmalarını mı çıkarayım. Bu bize yakışır mı?Eleman meselesi, Albayrak ve Dürüst’ün ayrılması, maç öncesi primin futbolcu ile istişare edilmesi, geçmiş olsun denmesi gereken bir yerde sadece futbolcuların kutlanması… Daha neler neler
- Elimi ve hatta gövdemi taşın altına sokmadan kaçmadığım Galatasaray Kulübünde bana yaşatılanlardan dolayı bazılarına hakkımı helal etmiyorum.
- TFF’ye verdiğim sözün dışında henüz bir şey yapmadım. Bundan sonraki kariyerim beni ve ailemi bağlıyor. Henüz yaşananların etkisi geçmeden herhangi başka bir şey yapmam söz konusu olabilir mi?
- 12 Nisan'da TFF ile görüşmüşüm! Böyle bir şey olması mümkün değil. Bunu söyleyenler ispat etmek zorundadır. Antalya maçında ve Beşiktaş maçının devre arasında 4. Yıldızı takmadan gitmeyeceğimi ifade ettim. Bunlar 12 Nisan ile uymuyor.
- Bu süreç benim hayatımda etik olarak her şeye uyduğum, hassas davrandığım bir süreçtir. Tüm dengeleri gözettim. Çok hassas davrandım. Her adımda tüm açıklığıyla görevime zarar gelmemesi için çok uğraştım. Demirören, Aysal’dan izin aldı, bana ‘Hocam izin aldım’ dedi, ben den ondan sonra evine kahvaltıya gittim. Kahvaltıda sadece Demirören yoktu, yönetici arkadaşlarımız da vardı. Teklif kısmına gelince, “Başkanım benimle görüşmeden Aysal’dan teklif için de izin alın’ dedim. O da tamam diyerek aradı ve ‘Sayın Aysal izin verdi’ dedi. Bu telefondaki 2. Konuşma. Ben oradan bana verdiğiniz teklifi başkanımla paylaşacağım diyerek ayrıldım. Bunların hepsini sayın Aysal’ın oluruyla yaptım. Burada çok çarpıcı bir nokta var. Sayın Demirören, Mayıs’a kadar izin istiyoruz. Diye sorunca cevap ‘Ne demek isterseniz Ocak’ta verelim, yeter ki 2-3 hafta önce haber verin.’ Demek ki vazgeçmeye ne kadar hazır, istekli, bundan da emin. İmza töreni: Teklifin geldiği ilk andan itibaren izinsiz bir adım atmamışken süs imza mı rahatsızlık verdi. Sayın Demirören, imza atılan kağıdı gösterdi. O zaman kadar Galatasaray Kulübü o zamana kadar hocaya güvenmek yerine o kağıdın peşine düştü. Uğradığım haksızlığı nasıl ifade edeyim ki? Teklif ve sonrasında yaşananlar Galatasaray’ı durdurmak için bir komplo ise bu komplonun kolaylaştırıcısı ve ekmeğine yağ süreni ne yazık ki çok uzakta değil. Ama ben değilim.
- Milli takım için Başbakan ile mi görüştünüz diyorsunuz? Sayın Başbakan’la zaman zaman görüşüyoruz. Sohbetlerimiz oluyor. Kendisi proje ve görüşlerimizi dinliyor. Sandığınız senaryolardan farklı bir durum olsa söylerdim.
İŞTE DAKİKA DAKİKA FATİH TERİM'İN AÇIKLAMALARI:
- Gecikme için özür dilerim. Gediğiniz için, katıldığınız için çok teşekkür ediyorum. Ümit ederim toplantı sonrasında karanlıkta bir şey kalmaz. Her şey herkesin anlayacağı şekilde ortaya çıkar.
- Bu toplantıyı organize ederken artılarını eksilerini fazlasıyla tarttım. Yani buna karar vermek çok kolay olmadı. Başka platformda konuşmayacağımı da söylememe rağmen öne almamın nedenlerini anlatacağım. Kimileri için susmam, kimileri için de artık konuşmam gerektiği yönünde görüşleri olduğunu biliyorum. Doğal olarak ben Galatasaray’ı düşünmek ve zarar vermemek için titiz davrandıysam, ben böyle davranırken gündemin hiç değişmediğini gördüm. Gördükçe de üzüldüğümü ve yaralandığımı gördüm. Benim de değerlerim ve kıymet verdiğim bir ailem var.
- Sürekli "Ne zaman konuşacak, neden konuşmuyor" diye beni eleştirdiniz.
- Divan Kurulu'nda konuşacaktım, ancak sayın Aysal'ın yaptığı açıklamalar beni konuşmaya mecbur etti.
- Galatasaraylılara buradan sesleniyorum; lütfen bir haklı haksız arayışına girmeyin.
- Zor bir insan olabilirim. Egolarım pek çok insandan fazla olabilir.
- Kimse benim Galatasaray değerlerimi küçültemez. İnsanların değerlerini ölçecek bir terazi olsa, benim kefem çoğundan ağır basar.
- Galatasaray Ali Samiyen'dir, Galatasaray Metin Okyay'dır.
- Ben başkanla bire bir konuşmak istedim. Ama açık bir iletişim problemimiz vardı. Ben odadan çıktıktan sonra konuştuklarımı internet sitelerinden okumak istemedim.
- Hayatta problem olmayan ilişki yoktur. Ama yine de karşılıklı olarak yolları ayırabilirdik.
- Antrenmanı bitirip teri soğumadan işine son verildiğini öğrenen teknik direktör anlayışı benim bildiğim, Galatasaray'da gördüğüm bir şey değildir. Galatasaray bu değildir.
- Şimdi bunların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi. Tam aksine ben 4. yıldızı takmadan gitmeyeceğim dedikçe her şeyin şiddeti arttı. Şimdi dönüp bakınca daha iyi anlıyorum her şeyi. Sayın Aysal'ın Antalyaspor maçından sonra yaptığı açıklamaların bir kere daha dinlenmesini rica ediyorum.
- Sonuç olarak ne telefon kayıtları kaldı ne de olmayan şeylerin anlatılması kaldı. Ne yapayım ben de şimdi telefon konuşmalarını mı çıkarayım. Bu bize yakışır mı?Eleman meselesi, Albayrak ve Dürüst’ün ayrılması, maç öncesi primin futbolcu ile istişare edilmesi, geçmiş olsun denmesi gereken bir yerde sadece futbolcuların kutlanması… Daha neler neler
- Elimi ve hatta gövdemi taşın altına sokmadan kaçmadığım Galatasaray Kulübünde bana yaşatılanlardan dolayı bazılarına hakkımı helal etmiyorum.
- TFF’ye verdiğim sözün dışında henüz bir şey yapmadım. Bundan sonraki kariyerim beni ve ailemi bağlıyor. Henüz yaşananların etkisi geçmeden herhangi başka bir şey yapmam söz konusu olabilir mi?
- 12 Nisan'da TFF ile görüşmüşüm! Böyle bir şey olması mümkün değil. Bunu söyleyenler ispat etmek zorundadır. Antalya maçında ve Beşiktaş maçının devre arasında 4. Yıldızı takmadan gitmeyeceğimi ifade ettim. Bunlar 12 Nisan ile uymuyor.
- Bu süreç benim hayatımda etik olarak her şeye uyduğum, hassas davrandığım bir süreçtir. Tüm dengeleri gözettim. Çok hassas davrandım. Her adımda tüm açıklığıyla görevime zarar gelmemesi için çok uğraştım. Demirören, Aysal’dan izin aldı, bana ‘Hocam izin aldım’ dedi, ben den ondan sonra evine kahvaltıya gittim. Kahvaltıda sadece Demirören yoktu, yönetici arkadaşlarımız da vardı. Teklif kısmına gelince, “Başkanım benimle görüşmeden Aysal’dan teklif için de izin alın’ dedim. O da tamam diyerek aradı ve ‘Sayın Aysal izin verdi’ dedi. Bu telefondaki 2. Konuşma. Ben oradan bana verdiğiniz teklifi başkanımla paylaşacağım diyerek ayrıldım. Bunların hepsini sayın Aysal’ın oluruyla yaptım. Burada çok çarpıcı bir nokta var. Sayın Demirören, Mayıs’a kadar izin istiyoruz. Diye sorunca cevap ‘Ne demek isterseniz Ocak’ta verelim, yeter ki 2-3 hafta önce haber verin.’ Demek ki vazgeçmeye ne kadar hazır, istekli, bundan da emin. İmza töreni: Teklifin geldiği ilk andan itibaren izinsiz bir adım atmamışken süs imza mı rahatsızlık verdi. Sayın Demirören, imza atılan kağıdı gösterdi. O zaman kadar Galatasaray Kulübü o zamana kadar hocaya güvenmek yerine o kağıdın peşine düştü. Uğradığım haksızlığı nasıl ifade edeyim ki? Teklif ve sonrasında yaşananlar Galatasaray’ı durdurmak için bir komplo ise bu komplonun kolaylaştırıcısı ve ekmeğine yağ süreni ne yazık ki çok uzakta değil. Ama ben değilim.
- Milli takım için Başbakan ile mi görüştünüz diyorsunuz? Sayın Başbakan’la zaman zaman görüşüyoruz. Sohbetlerimiz oluyor. Kendisi proje ve görüşlerimizi dinliyor. Sandığınız senaryolardan farklı bir durum olsa söylerdim.




















