Barış İLMAN : Bükemediğin Bileği...
Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki, Almanya ve İspanya diğer milli takımlardan farklı olarak, adeta kulüp takımı gibi oynuyorlar. Yani bu iki milli takım kiminle oynarsa oynasın zaten favori olurlar. Ama 'malesef' biz hiç bir şey yapamadık. Eli ayağı kırık bir Türkiye vardı sahada (İlk 15-20 dakika dışında).
Karşınızdaki takım Almanya ise bir kere "allah allah" modeliyle hücum edemezsiniz. Kontrollü oynamanız gerekir. Sahaya çıkacak ilk 11 belli olduğunda şok olmamak elde değildi zaten. Sahanın her alanında yüksek fizik gücüne sahip olan bir Almanya var karşınızda. Ama siz sahaya aylardır oynamayan, fizik eksiği en fazla olan Hamit Altıntop ile çıkıyorsun. Akıl alır gibi değil. Onun yanında, orta saha oyuncusundan eser olmayan Sabri'yi orta alanda oynatıyorsun.
İlk 11 seçimi kesinlikle yanlıştı. Ama sahada görüldü ki Hiddink'in yapamadığı sadece bu değildi. Sanki sahaya her zaman ruhunu yansıtan milli oyuncularımız gitmiş ve yerine emekli takımı gelmiş. Takımdaki ruhun 1. kaynağı teknik direktördür. Dolayısıyla Hiddink dün tam anlamıyla vasatı aşamadı.
Okuduğum yazılar ve yapılan yorumlarda Türk futbolunun Almanlara göre daha geride olduğundan ve fiziksel eksiklikten bahsediliyor. Bu yorumlara kısmen katılma ile beraber, oyuncularımızı teker teker incelediğimizde futbolumuzun altın çağında olduğumuzu düşünüyorum. Kalede Volkan Demirel, sağ bekte Gökhan Gönül, orta sahada Hamit Altıntop, Nuri Şahin, Mehmet Topal, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan ve ileri uçta da bence kötünün iyisi Burak ve Semih Şentürk.
Farkettiyseniz saymadığım tek bölge defansın ortası ve sol beki. Eksik olduğumuz bu bölgeler dışında elimizdeki yıldızları iyi kullanamadığımız düşüncesindeyim.
2008'de neredeyse teknik direktörün oyuna girmek zorunda kalacağı maçta, bir sürü eksikle Almanya'yı elimizden kaçırmışken, geldiğimiz bu nokta gerçekten üzücü. Türk futbolu elindeki bu yıldızlarla şunu farkına varmalı. Yalnızca "İŞLEYEN DEMİR IŞILDAR". Yoksa pas tutar, kaybolur gidersiniz.




















